Bizimle İletişime Geçin

Bebek

Bebek Kundaklamak Kundak yaparken dikkat !

Bebek kundaklamak çok eski zamanlardan beri dünyanın her yerinde uygulanan eski bir gelenektir. Kundaklama işlemi bebeğinize huzurlu bir uyku vadetmeyi amaçlar.

Yayınlandı

&

bebek-kundaklamak

Bebek kundaklamak çok eski zamanlardan beri dünyanın her yerinde uygulanan eski bir gelenektir. Kundaklama işlemi bebeğinize huzurlu bir uyku vadetmeyi amaçlar. Huzursuz uyku bozukluğu olan bebeklerde, kundaklama önerilir.

Uyku problemi olmayan bebeklerde ise doğru bir uygulama değildir. Bebeğiniz her zaman güven ihtiyacı içinde olur ve kundaklama işlemi, anne karnındaki sarıp sarmalanma hissini hatırlatır. Kundaklama sayesinde, yeni doğan bebeklerde topuktan kan alma, tartılma işlemleri çok daha rahat yapılır. Kundaklama sayesinde bebek daha uzun süre uyuyabilir ve annenin dinlenmesine yardımcı olup stresi azaltır. Stresin azalması da süt üretimine yardımcı olur. Kundaklamanın faydalı olduğu gibi zararlı yanları da vardır elbette. Özellikle yeni doğan bebeklerin çırpınmasını ve kendi kendine uyanmasını engeller.

Bebeğinizin uyku durumunu uzun sürdürmesi onun rahat uyuduğu anlamına gelmeyebilir. Kundaklama işlemi bacakların gergin ve düz tutulduğu zaman kalçaya zarar verme ve çıkık durumu riskini artırabilir. Bebeğin sıcaktan bunalma riskini artırır. Çok sıkı kundaklandığında akciğerlerin büyüme kapasitesini engelleyebilir. Anne kundakladığı bebeğinin uyanmasını beklerken, kendi kendine uyanma zamanları azaldığı için beslenme sayısı da azalır, kilo kaybı yaşayabilir. Kundaklama gevşek yapıldığı durumlarda da kundak örtüsü açılarak özellikle küçük bebeklerde boğulma riski yaratabilir.

Kundaklamayı tavsiye etmeyen doktorların en önemli nedeni ise kalça çıkığına yol açmasından kaynaklıdır. Kundaklamanın kalça çıkığına yol açmasının en temel sebebi yanlış kundaklamaktan kaynaklanmaktadır. Anne karnındayken bebeğiniz cenin pozisyonunda bacaklarını kendilerine doğru çekerek bacaklarını çapraz konuma getirirler. Doğduktan sonra ise sırt üstü yatırılan bir bebeğin doğal duruşu ise bacaklar açık, kollar ise hafif bükülüdür. Bebeklerin bacaklarını çekiştirerek düzleştirmek ve bacaklarının oynamasına engel olmak hatalı bir kundaklama şeklidir ve dikkat edilmesi gerekir.

Kundaklama konusunda uzman görüşlerini de ele alırsak eğer:

Amerikan Pediatri Akademisi: 1 yaşın altındaki bebeklerin kalça ve bacaklarını özgürce hareket etmesine izin veren güvenli kundaklama yöntemini desteklemektedir.

Dr. Harvey Karp: ‘’Mahallenin En Mutlu Bebeği’’ kitabının yazarı, Amerikalı ünlü çocuk doktoru Harvey Karp, bebeklerin kolay uyuması için geliştirilişmiş kundaklamayı önerir. Karp’a göre kundaklamak 4. aya kadar önerilir.

Dr. Sears: Doğal ebeveynlik akımının yaratıcısı Sears, kundaklamaya çekimser yaklaşan uzmanlardan birisidir. Daha çok 3 aydan daha küçük bebeklerde daha işe yarayacağını düşünmüştür. Büyük bebeklerin sarılmaktan çok hoşlanmadığını belirtmiştir.

Kundaklamayı ne zaman bırakmak gerekir?

Sırt üstü yatırdığınız anda kendi kendine veya yüz üstü dönmeye başladığı andan itibaren kundaklama işlemi bırakılmalıdır. Çünkü yüzüstü dönen bebeğinizin ellerinin bağlı olması durumunda boğulma riski vardır.

Çocuklarda İçe Basma

İçe basmak; ayakların yürürken düz bir şekilde karşıya bakması gerekirken, ayak uçlarında içeriye dönüklük olmasıdır. Bu durum bebeklerde ve küçük çocuklarda karşılaşılan sık bir durumdur. Her ne kadar ayak problemi gibi adlandırılsa da ayakların içe doğru basmasının sebebi kalça kemiğindeki bir farklılıktan kaynaklanmaktadır. İki yaşına gelene kadar bu durum genellikle düzeldiği gözlemlenmiştir. İki yaşından büyük çocuklarda bu durum düzelme göstermediğinde aileler rahatsız oldukları için hemen bir hekime başvururlar.

İki yaşına kadar düzelmeyen çocuklarda ise 7-8 yaşına kadar bu durumun düzeldiği gözlemlenmiştir. Okul hayatına başladığı zamanlarda sandalye de oturduğu için ve devamlı hareket halinde olduğu için içe basma sorunu zamanla düzelir hale gelebilmektedir. İçe basmaya neden olan durumlardan birisi kaval kemiğinin içe dönük olmasıdır. Genellikle 4 yaşa kadar düzelir. 1-3 yaş arasında bu durumun en sık rastlanan sebeplerinden biridir.

Eğer ki 8 yaşına kadar hatta 8 yaşını geçtiği takdirde de düzelmezse ameliyat ile tedavi edilmelidir. Düz tabanlık da içe basma sebeplerinden birisidir.  Düz tabanlığı olan çocuklar içe doğru basarak çok daha rahat yürüyüş elde eder ve dengelerini daha iyi sağlarlar. Denge sorunu olan ve ağrı şikayeti olan çocuklarda ayakkabı tabanlığı kullanılması önerilir. Unutmamalısınız ki ayakkabı tabanlığı düz tabanlığı tedavi etmez sadece ağrıyı azaltır. Tedavi yöntemi olarak sayılabilecek bir diğer seçenek ise çocuklarınızın ‘’W’’ şeklinde oturmasını önlemektir. Bu oturma şekli yerine bağdaş kurarak oturmasını önerebilirsiniz. Bu şekilde içe basma sorununu zamanla halledebilmiş olacaktır.

Çocuklarınızın içe basma sorununun belirli bir tedavisi yoktur.

Fakat sağlıklı tabanlara sahip olmasını istiyorsanız ayakkabı giydirmekte aceleci davranmamanız gerekir. İlk bir yaşta ayakkabı giydirmemeniz önerilir. İki yaş ve sonrası için büyüme evrelerinde ise esnek tabanlı yürümesini zorlaştırmayan ayakkabılar kullanmasını sağlamanızda fayda var. Çocuğunuza rahat etmediği ayakkabıları giydirmemeniz onun için en doğru tercih olacaktır.

Dışardan bakıldığında estetik ve güzel görünmesi, çocuğunuzun bu yaş döneminde doğru bir tercih sayılmadığının altını çizmek gerekir. Egzersizlerin en başında çıplak ayakla yürüme antrenmanları yaptırabilirsiniz. Düz ve yumuşak zeminlerde yürütebilirsiniz. Ayaklarında bulunan kaslarını güçlendirmek için parmak ucunda yürüme ve buna benzer egzersizler yaptırabilirsiniz.

Pes Ekinovarus Nedir? Nasıl Geçer?

Pes ekinovarus (doğuştan çarpık ayak) kolayca tanı koyulabilen, ayaklarda görülen bir şekil bozukluğudur.  Bu deformasyon ayağın ön tarafında içe doğru döner ve orta kısımdan içe doğru bir sapma oluşur. Deformasyon olarak bir ayak diğerine göre daha küçüktür. Bir baldır diğerine göre daha incedir. Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Çevresel veya genetik faktörler olarak düşünülmektedir. Erkek çocuklarında daha çok görülen bir hastalıktır.

Tanısı nasıl konur ve tedavisi nasıldır?

Tanıyı ileri ultrasonografi teknikleriyle, anne karnında dahi buna saptanabilir. Doğum sırasında da fark edilirse erkenden tedavi edilme şansı olur. Pes ekinovarus hastalığına sahip kişiler doğuştan kalça çıkığı açısından da değerlendirilmeye alınmalıdır. Belirtileri ise çocuklarda bu tip vakalar tek taraflı veya çift taraflı olarak görülebilir.

Tek taraflı pes ekinovarus vakalarında bir ayak diğerine göre daha küçüktür.

Ayriyeten deforme olan taraftaki baldır da daha incedir. Deformenin şiddetine bağlı olarak topuk üstünde veya ayak tabanlarının iç kısmında ‘’oluk’’ şeklinde çizgiler görülür.

Pes ekinovarus vakalarında ayak bir tarafa doğru dönüktür. Genellikle parmaklar ve ayak bileği içe doğru bakar. Pes ekinovarus hastalığında herhangi bir ağrı yoktur. Fakat tedavi edilmemesi durumunda çocuğunuzun yürümesi hatta ayakta durabilmesi bile zorlaşır. Tedaviye bebeğin ilk doğduğu zaman başlanmalıdır. Yaklaşık 6-12 hafta süren tedavi süreci ile ayağın normal hale gelmesi sağlanır. Çocuğun ayağının normal hale dönmesinin devamlılığını sağlayabilmek için alçı tedavisine başlanır. Devamlılık sürecinin sağlanması ise her hafta tekrarlanır.

Ayaklar düzelmeye başladıktan sonra bebek yürümeye başlayana kadar özel ayakkabı kullanılması önerilir. Bu sayede düzelmenin devamlılığı sağlanır. Çocuğunuzun yürüyüşü düzelmeye başladıktan sonra 7 yaşına kadar doktorunuzun takibinde tutmanız önerilir. Çocuk 3 ve 7 yaş arası sürecinde kaslarının ve ayağının eski haline dönmesi sağlanır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Yayınlandı

&

Çocuklarda-tuvalet-eğitimi

Birçok anne ve babanın nasıl yapmalı, nerden başlamalı, ne zaman başlamalı diyerek endişe duyduğu bebeklerin tuvalet eğitimi konusunda, siz ebeveynler için yardımcı olabilecek bazı püf noktaları derledik.

Ebeveynler bebeğin doğduğu andan itibaren her hareketini yorumlamaya çalışır. ‘’Beni tanıdı’’, ‘’güldü’’ ve benzeri gibi daha soyut ve bizim atfettiğimiz gelişmelerin yanı sıra bazı fiziksel, davranışsal ve ruhsal değişimler bebeğin gelişimlerini gösterir. Başını dik tutabilmesi, desteksiz oturması, ilk dişini çıkartması, dışardaki yabancıları ayırt etmeye başlaması, ilk kelimeleri ve ilk adımları bir düzen içinde bebeğin gelişimini izlememizi sağlar. Çocuğunuzun tuvalet eğitimi ile bezden kurtulabilmesi hem çocuğun kendisi hem de çocuğa bakım veren kişiler için önemli bir gelişimsel aşamanın tamamlandığına işarettir.

Bebeğiniz artık yürüyebiliyor, konuşabiliyor fiziki olarak büyüme evresine girmiş bulunmakta. Bunu gözlemleyen anne ve babalar çocuğuna hemen tuvalet eğitimi vermesi gerektiğini düşünüyor. Çocuğunuzun tuvalet eğitimine fiziki olarak hazır olması onun psikolojik açıdan hazır olduğu anlamına gelmez. Çocuğunuzun kendini ifade etme becerisini kazanmış olması gerekir. Psikolojik olarak kendini iyi hissettiği zamanlar ise diş çıkarmadığı bir dönem ya da başka bir hastalık geçirmediği kendini huzurlu hissettiği bir dönem olmalıdır. Ayrıca aileye yeni bir bireyin katılması, aileden birinin vefatı ya da yer değişikliği için de tuvalet eğitimi için uygun bir zaman değildir.

‘’Hatalı bir dönemde başlanmış tuvalet eğitimi, çocuğunun tuvalet eğitimi almasının gecikmesine sebep olan faktörlerdir.’’

Çocuğumun Tuvalet Eğitimine Hazır Olduğunu Nasıl Anlarım?

Yürüyebiliyorsa, basit emir ve sorumlulukları yerine getirebiliyorsa, isteklerini kelimelerle konuşup kendini ifade edebiliyorsa, kendi kendine basit giysileri giyip çıkarabiliyorsa, genellikle bezi 3-4 saat kuru kalabiliyorsa, tuvalete çıktığı saatlerin bir rutini oluştuysa, altının ıslaklığının rahatsızlığını ifade eder hale gelmişse eğer tuvalet eğitimine başlama zamanınız gelmiş demektir.

Bazı durumlar yaşının gelmesine rağmen çocuğunuzun tuvalet eğitimini zorlaştırabilir bunlar ise şunlardır:

Henüz çocuğunuz saydığınız belirtileri göstermiyorsa, devamlı kabızlık problemi yaşıyorsa, son dönemde hayatında önemli bir değişiklik varsa (yeni bakıcı, yeni kardeş, yeni ev vb.), tuvalet eğitimi verecek olan kişinin gergin ve sinirli olması, birden fazla kişinin farklı şekillerde çocuğa tuvalet eğitimi veriyor olması

Bu saydığımız maddeler çocuğunuzun tuvalet eğitimini zorlaştırabilir.

Herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece tuvalet eğitimini tamamlayamamış hiç kimse yoktur. Bu yüzden burada anne babanın rolü oldukça önemlidir. Eğitimin nasıl verileceği, çıkabilecek sorunlara yoğunlaşarak, eğitimi bir endişe ve büyük bir sorun gibi algılamamak gerekir. Eğer bu şekilde algılanırsa tuvalet eğitimi her iki tarafta da zorluk oluşturacaktır. Sabır, bu dönemin anahtar kelimesidir. Her defasında sabırla karşılamak ve öfkelenmesini engelleyerek tuvalet eğitimine devam edilmesi gerekir. Eğer çocuğunuz tuvalet eğitiminde aşırı öfkeleniyor ve tuvaletini yapmada zorluk çıkartıyorsa eğitime ara verip, daha sonraki süreçlerde devam edilmesi gerekir.

Tuvalet eğitim sürecini sadece sizin kontrolünüz altında görmeniz, eğitimi başından itibaren zorlaştıracaktır. Bu sizin aşırı yük altında hissetmenize sebep olabilir. Bu süreç sizden çok çocuğunuzun kontrolünde olan bir süreçtir. Dolayısıyla siz ebeveynlerin görevi bu görevi tamamıyla sizin yüklenmeniz değil; çocuğunuza destek olmak ve ona yüreklendirici davranmaktır. Bu süreç her zaman söylendiği gibi çocuğunuzun hazır olmasıyla başlayacak olan bir süreçtir. Sizin değil.

Tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğunuzun lazımlığa alışması önemlidir. Her gün belirli aralıklarla tuvaleti olsun veya olmasın, lazımlığa oturtarak alıştırmalar yapmak bunu alışkanlık haline getirmeyi ve tuvalet eğitiminin daha kolay geçebilmesini sağlamaktadır.

Çocuğunuzu bu süreçte iyi gözlemlemeniz, çişini ya da kakasını yaparken nasıl davrandığını dikkatle incelemeniz gerekmektedir. Onu uygun zamanlarda tuvalete yönlendirmeniz için bu gözlemleme süreci iyi bir zaman olacaktır.

Çocuklar tuvaletlerini birkaç dakikadan fazla tutamazlar. Bu sebepten ötürü tuvaletlerinin geldiğini söyledikten ya da siz fark ettikten sonra en hızlı şekilde tuvalete götürebilmek önemlidir.

Lazımlık, çocuğunuzun rahatlıkla ulaşabileceği bir yerde olmalıdır. Çocuk lazımlığa eğitim sürecinden önce kıyafetleriyle oturtulması daha kolay alışmasına yardımcı olabilir.

Sifon sesinden korkan, tuvaletin yalnızca pis ve kötü bir yer olarak bilen çocuklar için tuvalet eğitimi zor olmaktadır. O sebeple çocuğunuzun sifonla oynamasına, arada bir tuvalete girmesine izin vermek ve fazla tepki göstermemek gerekir.

Tuvalet eğitimine dar zamanlarda başlamamak gereklidir. Süresi çocuktan çocuğa göre değişebileceği için bu eğitimin tamamlanması zaman alabilir.

Kız çocuklarının anneyi rol model alması, erkek çocuklarının da babayı rol model olarak alması bu süreci kolaylaştırır.

Çocuğun daha rahat hareket edebilmesi ve lazımlığa oturabilmesini kolaylaştırmak için mümkün olduğunca kendisinin çıkarabileceği türden rahat ve esnek kıyafetler tercih etmeniz önerilir.

Tuvalet eğitimi verilmeye başlandığı zamanlarda bez kullanımının bırakılması gerekir. Bez kullanımına devam etmek eğitim süresini uzatır. Genellikle anneler üşüyeceğini düşünerek, kış aylarında bezi çıkartmakta endişe duyabilirler. Ama çocuğun doğduğu zamana göre yaz aylarının gelmesini beklemek eğitimde gecikmeler yaşatabilir. Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde mutlaka altına kaçıracaktır. Bu dönemde başınıza ara ara gelebilir. Bunu ayıplamamanız, çocuğunuza kızmamanız ve cezalandırmamanız gerekir.

Çocuklarda-tuvalet-eğitimi

Çocuğunuza sık sık tuvaletinin olup olmadığını sormak yerine, belirli aralıklarla tuvalete birlikte giderek kontrol etmek daha uygun yöntemlerden biridir. Kakası için, her yemek öğününden sonra tuvalete oturtmak eğitimi kolaylaştırır. Ancak oturma süreleri uzun olursa çocuğunuzda inatlaşma artar ve eğitimi geciktirmiş olursunuz.

Tuvalet eğitiminde en büyük ödül ‘’aferin’’ dir. Tuvalete artık bezine yapmıyor olmasını büyük ödüllerle, aşırı tepkilerle karşılamak zaman zaman altına kaçırdığında kızmak çok yanlış davranışlardır. Alkışlamak, önemsemek, çok büyük ödüller vadetmek, tuvalet zamanını adeta bir tören haline getirmek eğitime ve sonraki süreçlere zarar verir.

Çocuk lazımlığa ya da tuvalete oturduğu zaman onun yanında kalıp, oyalanmasını sağlayabilirsiniz. Onu tek başına bırakıp gitmemeniz gerekir. Tek başına bırakıp gitmeniz oturma sürecini kısaltacağı için eğitim sürecini de uzatmış olursunuz.

Çocuğunuza ‘’aferin’’ demek için tüm görevleri yerine getirmesine gerek yoktur. Örneğin tuvalete yetişememiş bile olsa, tuvalete gidebilmiş ve pantolonunu çıkartabilmiş olması da övülmelidir.

Çocuk tuvaletini yaptığı zaman onu çişinden ya da kakasından tiksindirecek, yaptığı şeyden utanmasına yol açacak cümleler kurmamanız gerekir. ‘’Ay ne pis koktu’’ ve benzeri cümleler çocuğun utanmasına ve evinizin lazımlık dışında saklanarak, köşelerde yapmasına olanak sağlarsınız. Bunu yapmak da tuvalet eğitimini geciktiricidir.

Çocuğunuzun tuvalet eğitimini kısa sürede tamamlayabilmesi ya da tamamlayamaması, hiçbir zaman çocuğunuzun genel başarısı ya da başarısızlığı olarak değerlendirmemeniz gerekir. Tuvalet eğitimi çocuğunuzun gelişiminin doğal bir sürecidir.

Okumaya devam et

Anne

Annelerde Süt Artırıcı Besinler Nelerdir?

Yayınlandı

&

anne-sütü

Doğum öncesinde ve sonrasında anne adayının en önemli gündemi anne sütü olmalıdır. Çünkü bu bebeğinizin yaklaşık ilk 6 ay tek besin kaynağıdır. Anne sütü, doğumdan birkaç saat sonra ya da birkaç gün sonra gelebilir. Bazen de hemen doğumdan sonra gelir. Burada doğum şekli, annenin durumu, doğumun vaktinde ya da erken olması gibi konular belirleyici olabilir. Ancak bazı gıdaların beslenmede öncelikli olması ya da annenin yaşam biçiminin anne sütünün daha hızlı gelmesine, miktarına veya besleyici özelliğine etki edebildiği de uzmanlar tarafından doğrulanmıştır.

Araştırmalar gösteriyor ki, sıvı tüketimi, proteince zengin beslenmek, yeterince uyumak anne sütünün miktarına ve değerine olumlu etki ediyor. Bu nedenle annenin bol su içmesi, sıvı besinler tüketmesi, proteinden zengin beslenmesi, uykusunu alabilmesi ve stresten uzak olması gerekli.

Anne sütüne olumlu etki eden bazı maddeleri aşağıda ki gibi sıralayabiliriz

  • Şüphesiz ki anne sütü için de günlük sağlık durumunuz için de en önemli maddelerden birisi yeterli sıvı almak. Gün içerisinde yeterli miktarda sıvı tüketmek hem annenin sağlık durumunu hem süt miktarını hem de anne sütünün kalitesini artıracaktır. Ayrıca bol su tüketimi doğumdan sonra ki fiziksel deformasyonları da iyileştirmekte yardımcı olacaktır.
  • Sıvı tüketimi olarak ev yapımı meyve suları, ayran, bitki çayları önerilmektedir.
  • Et, balık, tavuk gibi protein olarak zengin olan besinleri öğünlerinizde sıklıkla kullanmanız gerekmekte.
  • Kahve, çay, sigara gibi ürünlerden en azından bir süre için uzak durmaya çalışın.
  • Bebek uyurken siz de uyumaya, dinlenmeye çalışın. Eğer çalışıyorsanız annelik iznini verimli bir şekilde kullanmaya gayret gösterin.
  • Fırsat bulabilirseniz kısa yürüyüşlere çıkın. Yürümek, kan dolaşımını hızlandıracak, metabolizmaya olumlu etki edecek ve stresten uzaklaşmanıza yardım edecektir.
    Ek olarak anne sütünü arttıran besinler; süt, yulaf, havuç, salatalık, balık, hurma, incir, ev yapımı yoğurt- ayran, nohut, tahin ve kuru meyveler olarak örnek verebiliriz.

Bebeğimin Doyduğunu Nasıl Anlarım?

Anne sütü emen bebeklerin doyup doymadığı, emerken memeyi bırakıp bırakmamasından anlaşılır. Eğer bebeğiniz onu emzirdikten bir süre sonra memeyi bırakıyor ve sizin tüm çabalarınıza rağmen yeniden ağzına almıyorsa karnının doymuş olma ihtimali yüksektir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda bebeğinizi emmesi için zorlamayın. Zira emmeye devam etmesi durumunda kusmaya başlaması olası bir durumdur.

anne-sütü-doğum

Bebeğin doyup doymadığını anlamanın en temel kuralı onun hareketlerini gözlemlemektir. Örneğin ek gıdaya başlayan bebeğiniz acıktığında hafifçe öne doğru eğilmiş şekilde oturur. Doyduğunda ise kendilerini geriye doğru atarlar yani, arkasına yaslanır.

Bebeğinizin doymuş olduğunu anlamanın bir diğer yolu da onun yemek yerken vermiş olduğu tepkilerdir. Bebeğinizi beslerken kaşığın ağzına gelmesini sabırsızlıkla bekleyen bebeğiniz bir süre sonra siz kaşığı uzattığınızda başını çeviriyorsa ya da ağzını açmak istemiyorsa bu bebeğinizin doymuş olduğunu gösterir. Burada iyi bir gözlemci olmanız önemli bir yer tutar. Zira bebeğiniz ağzında yemek varken de başını çevirebilir. Burada dikkat etmeniz gereken konu, kaşığı uzattığınız zaman bebeğinizin ağzının boş olduğu durumda vermiş olduğu tepkidir.

Okumaya devam et

Anne

Yeni Doğan Bebek Bakımı

Yayınlandı

&

yeni-doğan-bebek-bakımı

Doğumdan sonraki ilk 28 günlük dönemi, bebeğinizin yeni doğan dönemi kabul edilir. Bebeğinizin neredeyse ilk bir ayını kapsayan yeni doğan döneminde emzirme, alt temizliği, göbek bakımı, cilt bakımı ve banyo gibi konularda bilgilere ihtiyacınız olur. Hiç telaşlanmayın, birçok yeni anne ve baba bu konularda kendilerini acemi hissedebilirler. Bebeğinizin ihtiyaçlarını anlayabilmek için yeterli donanımlara sahip bireylersiniz. Sadece birkaç püf  noktaya ihtiyacınız var.

Yeni doğan bebeğinizin en temel ihtiyaçlarından biri tabii ki de uykudur.  Çözümü zor olan konulardan birisidir. Her bebeğin uyku durumunun birbirinden farklı olacağını kavramak gerekir. Yeni doğan bebekler genellikle uzun süreli uykular uyurlar. Gününün büyük bir kısmını yani 12-18 saat arasını uyuyarak geçirirler. Tabii uzun uyuyor diye bırakmamak, 2-3 saatte bir emzirmek gerektiğini de unutmayalım. Yeni doğmuş bir bebek ilk haftalarda anne karnından çok ama çok farklı bir dünyaya adapte olmaya çalışırlar.

Bu dönemde bebeğin uyku düzeninden pek de söz edilmez.

Bebek sık sık acıkır ve emmek için uyanır. Bu sırada da gece-gündüz hassasiyetine de önem vermek gerekir. Çünkü bebeklerde gece-gündüz kavramları yoktur. Bu yüzden odadaki ışığın sürekli yanmaması gerekiyor. Gündüz olduğunda bebeğinizin gündüzü algılayabilmesi, gece olduğunda ise ışığın karatılıp loş bir şekilde kullanılmasında fayda var. Geceleri ise bebeğinizi odanıza alırsanız eğer loş bir ışık veya gece lambası kullanmanızda fayda var. Hemen gece-gündüz farkının algılanmasını bebekten bekleyemeyiz. Fakat bu tarz küçük uygulamalarla bebeğinizin bu süreçte kolayca sıyrılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yeni Doğan Bebeğin Beslenmesi

‘’Yeni doğan bir bebek ne kadar anne sütü içmeli?’’ sorusu birçok anne tarafından merak edilen bir konudur. Yeni doğan bir bebeğin emzirme sıklığı günde ortalama 10-12 sefere denk gelir. Bebeğiniz bazen emzirirken uyuyakaldığı için emzirme sıklığı konusunda kafa karışıklığı yaşayabilmeniz mümkündür. İki emzirme arasındaki süreç 2-3 saatten fazla olmamalıdır. Emzirmeye başladığınız saati başlangıç saati olarak takip ederseniz o arayı açmamanız mümkün olur. ‘’Sütüm yetiyor mu acaba?’’ endişe barındıran cümleyi birçok anne aklından çoğu kez geçirir. Öncelikle, bebeğinizin kilo takibini iyi yapmanız gerekmektedir.

İlk 6 ay boyunca anne sütü bebeğiniz için en mucize besin kaynağıdır. Bebeğinizin yeterli miktarda emebilmesi için bazı etken koşullar vardır. Doğru pozisyonda etkin bir şekilde emebilmesi bu etkiyi en üst düzeye kadar taşır. Bebeğinizin kilo alımı doktor kontrolü tarafından sağlanıp yeterli bulunduysa, endişelenecek bir durum söz konusu değildir. Dışkılama sıklığı değişebilir, bu anne sütünün yetersiz olduğuna dair ilk işaret değildir. Emzirmek bir anne ve bebek için en özel paylaşımlardan biridir. Bu durum zamanla düzene girer.

Yeni Doğan Bebekler Nasıl Kolay Gaz Çıkarır?

Sadece anne sütüyle beslenen bebekler, anne sütü ve mamayla beslenen bebeklere göre daha az gaz sancısı çekerler. Bebekler annelerini emerken ya da biberondan emerken çok fazla hava yutmaktadırlar. Bunun önüne geçebilmek bebekte gaz sancısının oluşumunun önüne geçmiş olur. Anneler kuru baklagil, karnabahar, lahana, süt ve süt ürünleri gibi yiyecekleri emzirirken çok fazla tüketmemeleri gerekir. Gaz sancısı çeken bebeğinizin sırtına veya karnına ılık bir bez koymak, oda sıcaklığında bekletilmiş zeytinyağı ile vücuduna masaj yapmak gaz çıkartmasını kolaylaştırır.

Yeni Doğan Bebeğin Cilt Bakımı

Deri, vücut ısısını dengeleyerek bebeği dış etmenlerden korur. Aynı zamanda en büyük duyu organıdır. Yeni doğan bebeklerde bebek cildi tam olarak gelişmediği için doğumdan sonraki süreçten sonraki ilk 1 aylık bebeklerde cilt bakımına dikkat edilmelidir. Bebeğiniz doğduğu zaman vücudu beyaz kremsi bir yapısı olan verniks kazeoza denilen bir maddeyle kaplıdır. Bu madde bebeğin vücut ısısını dengede tutma ve dışardan gelebilecek enfeksiyonlara karşı korumaya faydası vardır. Eskiden bebekler doğar doğmaz yıkamaya alınırdı.

Artık verniks kazeoza maddesinin bebek cildinde emilimi tamamlandıktan sonra bebeğin yıkanması daha uygun görülüyor. Bebeğinizin cildinde oluşan bu tabakayı silip çıkartmanıza gerek yoktur. Kendi kendine emilebilen bir maddedir. Bebeğinizin cildinde kuruluk veya kızarıklık görüyorsanız doktorunuza danışarak cildine uygun bir nemlendirici yazdırmanızı öneririm. Cildin ilk aylarda alt tabakalara hemen geçebileceği için her türlü ürünün ince bir tabaka halinde uygulanması önerilir.

Yeni Doğan Bebek Nasıl Banyo Yaptırılır?

Doğumdan sonra hastaneden ilk döndüğünüz sırada bebeğinizin banyosunu ne zaman yaptıracağınız düşüncesi çoğu anne gibi siz de merak edebilirsiniz. Doktorunuz aksini size söylemediği takdirde bebeğinizin ilk banyosunu doğumu takip eden 2. günden itibaren yaptırabilirsiniz. Banyo esnasında, göbek kordonuna ve banyo sonrasında da bebek kordonu bakımına da dikkat etmeniz gerekir.

Banyo veya diğer cilt bakım uygulamaları bebeğinizin cildinin pH dengesini değiştirebileceği için bebeğinizin cildine uygun seçimler yapmalısınız. Banyo, bebeğinizin rahatlamasına yardımcı olacağı için bebeğinizi her gün veya gün aşırı bir şekilde yıkayabilirsiniz. Her yıkamada yıkama ürünleri kullanmanız şart değildir. Su ile temas ettirmeniz onun rahatlamasına yardımcı olacaktır.

Yeni Doğan Bebeklerde Göbek Bağı

Göbek bağı normalde 7-14 gün arasında düşer. Göbek bağı düşmeden önce su ile temas ettirilmemesi gerektiği söylense de bu pek mümkün olmayabilir. Banyo sonrasında nazikçe kurulamanız ve bezini bağlarken göbek bağının üzerine gelmemesine dikkat etmeniz gerekmektedir. Göbek bağının iyileşme sürecinde, istemeden de olsa bezinin teması dolayısıyla minik kanamalar görülebilir. Ancak göbek bağının özellikle alt kısmından kötü koku veya akıntı geliyorsa bu enfeksiyon habercisi demektir. Doktorunuza danışmanızı öneririz.

Yeni Doğan Bebeklerde Altı Nasıl Değiştirilir?

Bebeğinizin altını sık değiştirmeye gayret gösterin. Beslenme öncesinde altı kirli ise, bebeğiniz huzursuz ise mutlaka altını değiştirin. Beslenme ile bağırsak hareketleri artacağı için beslenme sonrasında da bebeğinizin altını değiştirmeniz gerekebilir. Bebeğinizin altını ıslak bir pamuk yardımıyla silebilir çok kirli ise yıkayabilirsiniz. Hazır, bebekler için kullanılan sabunsuz ıslak mendiller yolculuklarınızda size çok yardımcı olacaktır.

Islak veya kirli bir bez uzun süre kaldığında (3-4 saat) bebeğinizde pişik görmeniz olasıdır. Bu durumlarda bebek cildine uygun pişik kremleri veya günümüzde oldukça popüler olan kantaron yağı kullanmanız önerilir. Kız bebeklerin altını önden arkaya doğru temizlemeniz gerekir.

Yeni Doğan Bebekler Cilt Bakımı

Her banyo sonrasında losyon, pişik kremi veya yağ sürmek gerekmez. Bebeklerin cildi çok ama çok hassastır. Krem ve yağlar sürerek cildinin terlemesi önlenirse, cildinin egzama benzeri döküntülerle karşılaşması veya isilik gibi kızarıklıklar çıkartması mümkün olacaktır. Eğer cildi kurursa ve çatlaklar görülürse, bir bebek losyonu veya nemlendiricisini günde 2 kez sürebilirsiniz. Bebeğinizin cildi eğer çok kuruysa sık banyo yaptırmayın. Banyo suyuna bebek yağı eklemenizde fayda olabilir.

Yeni Doğan Bebeklerde Tırnak Bakımı

Bebeğinizin tırnağını onun tırnaklarına uygun olan bir bebeklere özel tırnak makası tercih etmeniz gerekmektedir. Uzamış tırnaklarıyla bebek farkında olmadan yüzünü ve gözünün kornea tabakasını çizebilir. Bebek tırnak makasıyla tırnaklarını kestikten sonra kalan keskin ve sivri köşeleri ince bir törpü yardımıyla yumuşatın. Bu işlemi ya bebeğiniz uyurken yapın ya da yanınıza mutlaka yardım edecek birisini almanız önerilir.

Okumaya devam et

Trendler